empolvarenergético
/ 11
empolvarenergético
empolvar[v]

tozlamak,pudralamak

emprendedor[n][adj]

girişimci,müteşebbis • girişimci,yenilikçi

emprender[v]

girişmek

empresa[n]

şirket,firma

empresa de trabajo temporal[n]

geçici iş ajansı,geçici istihdam şirketi

empresa multinacional[n]

çok uluslu şirket,uluslararası şirket

empresarial[adj]

şirketle ilgili

empresario[n]

girişimci,iş adamı

empujar[v]

itmek

empujón[n]

itme,dürtme

emú[n]

Avustralya'ya özgü, uçamayan, gri veya kahverengi tüylere sahip büyük bir kuş,Avustralya'da yaşayan, uçamayan, gri veya kahverengi tüylü büyük bir kuş

en[prep]

üzerinde,üstünde

en absoluto[adv]

hiç de,kesinlikle değil

en aquel entonces[adv]

o zamanlar,o dönemde

en autobús[adv]

otobüsle,otobüs ile

en boga[adj]

moda olan, popüler

en caso de que[conj]

durumunda

en ciernes[phrase]
en coche[adv]

arabayla,otomobille

en conclusión[conj]

sonuç olarak

en consecuencia[conj]

bu nedenle

en contra[prep]

karşı,aleyhinde

en cuanto[adv]
en directo[adj]

canlı,canlı

en efectivo[phrase]
en el acto[adv]

hemen,derhal

en el futuro[adv]

gelecekte,ileride

en el quinto pino[phrase]
en escena[adv]

sahnede,sahne üzerinde

en exceso[adv]

aşırı derecede,fazlasıyla

en línea[phrase]
en los albores de[phrase]
en onda[adj]

moda,trendy

en orden cronológico[adv]

kronolojik sırayla

en peligro de extinción[adj]

nesli tükenme tehlikesi altında,yok olma tehlikesiyle karşı karşıya

en secreto[adv]

gizlice

en tránsito[adv]

transit halinde

en vías de desarrollo[adj]

gelişmekte olan

en vista de[prep]

göz önünde bulundurarak,dolayısıyla

en vivo[adj]

canlı,halk önünde

enamorado[adj]

aşık,tutkun

enamoramiento[n]

aşırı hayranlık,tutku

enamorar[v]

aşık olmak

enamorarse de[v]

âşık olmak,tutulmak

enana amarilla[n]

sarı cüce

enano[n]

cüce,bodur

encabezar[v]

yönetmek,başında olmak

encabronar[v]

çileden çıkarmak,sinirlendirmek

encajar[v]

uydurmak,yerleştirmek

encaje[n]

dantel,işleme

encallar[v]

karaya oturmak,sığlığa oturmak

encantado[adj]

memnun,hoşnut

encantador[adj]

çekici,büyüleyici

encantamiento[n]

büyü,cazibe

encantar[v]

bayılmak

encanto[n]

cazibe,çekicilik

encaprichado[adj]

tutkun,vurgun

encarcelación[n]

hapis

encarcelamiento[n]

hapis,tutukluluk

encarcelar[v]

hapsetmek,tutuklamak

encargado[adj][n]

sorumlu

encargarse de[v]

üstlenmek,sorumluluğunu almak

encender[v]

açmak,yakmak

encerrar[v]

kapamak,hapsetmek

encestar[v]

sayı atmak,basket atmak

enchufar[v]

fişe takmak,prize takmak

enchufe[n]

priz,fiş

encía[n]

diş eti

enciclopedia[n]

ansiklopedi,bilgi ansiklopedisi

encierro[n]

boğa koşusu,encierro

encima[adv]

üstünde,üzerinde

encima de[prep]

üzerinde

encoger[v]

küçültmek,çekmek

encolerizado[adj]

öfkeli,kızgın

encolerizar[v]

öfkelendirmek,kızdırmak

enconado[adj]

acımasız, kin dolu

encontrar[v]

bulmak,keşfetmek

encorvado[adj]

kambur,kamburu çıkmış

encrespado[adj]

kıvırcık,dalgalı

encriptar[v]
encrucijada[n]
encuadernación[n]

kapak,cilt

encuadernado[adj]

ciltli,bağlı

encuadernado en espiral[adj]

spiral ciltli,spiral bağlı

encuadre[n]

çerçeveleme,kadraj

encubierto[adj]

gizli,örtülü

encubrimiento[n]

örtbas,gizleme

encuentro[n]

maç

encuesta[n]

anket,soruşturma

encurtido[n]

turşu,konserve sebze

encurtir[v]

turşu yapmak,salamura yapmak

endecágono[n]

hendekagon,on bir kenarlı ve on bir açılı çokgen

endeudar[v]
endibia[n]

hindiba,endivya

endulzar[v]

tatlandırmak,şeker katmak

endurecer[v]

sertleştirmek,katılaştırmak

eneágono[n]

dokuzgen,nonagon

eneldo[n]

dereotu,taze dereotu

enemigo[n]

rakip,hasım

energético[adj]

enerjik,enerji ile ilgili

LanGeek
Uygulamayı İndir