endulzar
01
tatlandırmak, şeker katmak
añadir azúcar o un producto dulce a algo
Örnekler
Mi abuela siempre endulza la leche con canela y miel.
Büyükannem sütü her zaman tarçın ve balla tatlandırır.
02
yumuşatmak, hafifletmek
hacer una situación, una persona o unas palabras más agradables o suaves
Örnekler
Endulzó su crítica con un cumplido sincero.
Eleştirisini samimi bir iltifatla tatlandırdı.



























