Ara
incisive
01
sert
capable of quickly grasping complex topics and offer clear and insightful perspectives
Örnekler
The incisive CEO's decisions have led the company to unprecedented success.
Keskin CEO'nun kararları şirketi benzeri görülmemiş bir başarıya götürdü.
02
keskin, kesici
capable of producing a sharp and precise cut
Örnekler
He sharpened his incisive chisel to carefully carve intricate details into the stone.
Taşa karmaşık detayları dikkatlice oymak için keskin keskisini bileyledi.
Leksikal Ağaç
incisively
incisiveness
incisive
incise



























