Ara
to applaud
01
alkışlamak
to clap one's hands as a sign of approval
Intransitive
Örnekler
The crowd could n't help but applaud when the skilled chef presented the beautifully plated dish.
Kalabalık, yetenekli şef güzelce sunulmuş yemeği sunduğunda alkışlamaktan kendini alamadı.
02
alkışlamak, övmek
to show enthusiastic approval or praise for a person or their actions
Transitive: to applaud an action or quality
Örnekler
The citizens will applaud the mayor's swift response to the crisis.
Vatandaşlar, belediye başkanının krize hızlı yanıtını alkışlayacak.
Leksikal Ağaç
applaudable
applauder
applaud



























