grown
01
yetişkin, olgun
having reached full maturity or adulthood
Örnekler
The garden is filled with grown plants, flourishing under the care of the gardener.
Bahçe, bahçıvanın bakımı altında gelişen yetişkin bitkilerle doludur.
She is a grown woman now, capable of making her own decisions and taking responsibility for her actions.
O artık yetişkin bir kadın, kendi kararlarını alabilir ve eylemlerinin sorumluluğunu üstlenebilir.
Leksikal Ağaç
ingrown
overgrown
grown
grow



























