grill
grill
grɪl
gril
krilluntilskillenlil

"grill"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Grill
01

ızgara

a flat metal structure used for cooking food over an open fire 
grill definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
grills
Örnekler
He placed the steaks on the grill over the campfire. 

Biftekleri kamp ateşinin üzerindeki ızgaraya yerleştirdi.

02

ızgara restoranı

a restuarant equipped with an open flame or heated coils, where chefs prepare a variety of dishes by grilling meats, vegetables, and other ingredients 
Örnekler
At the grill, the chef works diligently, preparing delicious burgers for customers. 

Izgarada, şef özenle çalışır, müşteriler için lezzetli hamburgerler hazırlar.

03

grill, diş grill'i

jewelry worn over the teeth, often made of gold or encrusted with diamonds 
argo
Örnekler
He showed off his new diamond grill at the party. 

Partide yeni elmas grill'ini gösteriş yaptı.

to grill
01

ızgara yapmak

to cook food directly over or under high heat, typically on a metal tray 
Transitive: to grill food
to grill definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
grill
3. tekil kişi
grills
şimdiki zaman ortacı
grilling
basit geçmiş zaman
grilled
geçmiş zaman ortacı
grilled
Örnekler
Grill the burgers over medium heat for about 5 minutes on each side. 

Izgara üzerinde burgerleri orta ateşte her iki tarafını da yaklaşık 5 dakika pişirin.

02

sorgulamak, sıkı bir sorguya çekmek

to ask a lot of challenging and persistent questions to get information or clarification 
Transitive: to grill sb | to grill sb about sth | to grill sb on sth
to grill definition and meaning
Örnekler
During the job interview, the hiring manager grilled the candidate about their previous work experience and problem-solving skills. 

İş görüşmesi sırasında, işe alım yöneticisi adayı önceki iş deneyimi ve problem çözme becerileri hakkında grill yaptı.

03

öfkeyle dik dik bakmak, sert bir şekilde gözünü dikmek

(New York) to stare at someone angrily or intensely, often as a form of confrontation 
argo
Örnekler
He was grilling me after I accidentally spilled his drink. 

Kazara içkisini döktükten sonra beni grilliyordu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store