gratify
gra
ˈgræ
gre
ti
te
fy
ˌfaɪ
fay
/ɡɹˈætɪfˌa‌ɪ/

"gratify"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to gratify
01

kıvanç duymasını sağlamak

to give a person happiness, fulfillment, or satisfaction
Transitive: to gratify sb
to gratify definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
gratify
3. tekil kişi
gratifies
şimdiki zaman ortacı
gratifying
basit geçmiş zaman
gratified
geçmiş zaman ortacı
gratified
Örnekler
His parents ' approval gratified him, knowing he had made them proud.
Ebeveynlerinin onayı, onları gururlandırdığını bilerek onu memnun etti.
02

tatmin etmek, doyurmak

to fulfill or satisfy a desire, craving, or need
Transitive: to gratify a wish or desire
Örnekler
The luxurious hotel suite gratified their desire for comfort and elegance.
Lüks otel süiti, rahat ve şıklık arzularını tatmin etti.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store