Ara
anti
01
anti, karşı
opposed to or against a particular action, proposal, policy, or idea
Örnekler
They adopted an anti policy in response to the proposal.
Öneriye yanıt olarak bir anti politika benimsediler.
Anti
01
karşıt, muhalif
a person who opposes a specific action, policy, practice, or idea
Örnekler
Antis campaigned for months to prevent the policy change.
Karşıtlar, politika değişikliğini önlemek için aylarca kampanya yürüttü.
anti
01
anti
used to convey that one is against something
Örnekler
The politician's anti-corruption platform resonated with voters tired of government scandals.
Politikacının anti-yolsuzluk platformu, hükümet skandallarından bıkmış seçmenlerle yankı buldu.



























