to gird
gird
gɜ:d
gēd
girard
girt

"gird"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to gird
01

kuşatmak, sarmak

to encircle or bind with something round, often for support or protection 
Transitive: to gird a place or area
to gird definition and meaning
Örnekler
The workers chose to gird the tree trunk with a protective barrier to prevent damage during construction. 

İşçiler, inşaat sırasında zarar görmemesi için ağaç gövdesini koruyucu bir bariyerle kuşatmayı seçti.

02

hazırlanmak, kuşanmak

to mentally or physically prepare for a difficult or demanding task or challenge 
Intransitive: to gird for a challenge
Transitive: to gird oneself for a challenge
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
gird
3. tekil kişi
girds
şimdiki zaman ortacı
girding
basit geçmiş zaman
girded
geçmiş zaman ortacı
girded
Örnekler
The soldiers girded for battle, knowing the fight ahead would be tough. 

Askerler, önlerindeki mücadelenin zor olacağını bilerek savaşa hazırlandılar.

03

kuşamak, sarmak

to wrap or secure a belt, band, or similar item around someone or something 
Transitive: to gird a person or body part
Örnekler
He girded his waist with a leather belt before stepping out. 

Dışarı çıkmadan önce beline bir deri kemer kuşandı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store