Ara
to fly high
01
yüksek bir mevkiye gelmek
to be experiencing great success
Örnekler
His career has been flying high since he landed the lead role in the blockbuster movie.
Kariyeri, gişe rekorları kıran filmde başrolü aldığından beri yükseliyor.
02
havalarda uçmak, yükselmek
to feel great happiness, excitement, or elation
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
durum fiili
düzenli
ayrılabilir
edat
high
temel fiil
fly
şimdiki zaman
fly high
3. tekil kişi
flies high
şimdiki zaman ortacı
flying high
basit geçmiş zaman
flew high
geçmiş zaman ortacı
flown high
Örnekler
They flew high with the success of their project.
Projelerinin başarısıyla yükseklere uçtular.



























