to fidget
Pronunciation
/ˈfɪdʒɪt/

"fidget"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to fidget
01

yerinde duramamak

to make small, restless movements or gestures due to nervousness or impatience
Intransitive
to fidget definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
fidget
3. tekil kişi
fidgets
şimdiki zaman ortacı
fidgeting
basit geçmiş zaman
fidgeted
geçmiş zaman ortacı
fidgeted
Örnekler
The dog fidgeted with excitement as his owner approached with the leash for their walk.
Köpek, sahibi tasmayla yürüyüşe çıkmak için yaklaşırken heyecandan kıpırdandı.
Fidget
01

huzursuzluk hareketi, sinirli kıpırdanma

a small, restless movement or series of movements expressing nervousness, impatience, or agitation
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
fidgets
Örnekler
The fidget of his hands betrayed his impatience.
Ellerinin huzursuz hareketi sabırsızlığını ele veriyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store