farsighted
far
ˈfɑ:
faa
sigh
saɪ
sai
ted
tɪd
tid
far-sighted

"farsighted"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

farsighted
01

hipermetrop, presbit

having good long-distance vision 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most farsighted
karşılaştırma derecesi
more farsighted
derecelendirilebilir
Örnekler
She is farsighted and doesn't need glasses for driving. 

O hipermetrop ve araba kullanmak için gözlüğe ihtiyacı yok.

02

ileri görüşlü, öngörülü

showing the ability to anticipate and plan for the future 
Örnekler
The farsighted financial planner advised clients to invest in diverse portfolios for a secure retirement. 

İleri görüşlü finansal planlayıcı, müşterilere güvenli bir emeklilik için çeşitli portföylere yatırım yapmalarını tavsiye etti.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store