Ara
able
01
güçlü
having the necessary skill, power, resources, etc. for doing something
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
ablest
karşılaştırma derecesi
abler
derecelendirilebilir
Örnekler
She is able to speak five languages fluently.
O, beş dili akıcı bir şekilde konuşabilme yeteneğine sahip.
02
yetenekli
having expertise, intelligence, or skills
Örnekler
She is an able linguist, fluent in multiple languages.
O, birden fazla dilde akıcı olan yetenekli bir dilbilimcidir.
03
yetenekli, becerikli
having natural physical or mental capacity
Örnekler
Humans are able beings, capable of reasoning and invention.
İnsanlar, akıl yürütme ve icat yeteneğine sahip yetenekli varlıklardır.
04
yetenekli, güçlü
possessing a body that is healthy and strong
Örnekler
Mary's able body enabled her to carry out physically demanding tasks with ease.
Mary'nin güçlü vücudu, fiziksel olarak zorlu görevleri kolayca yerine getirmesini sağladı.
Leksikal Ağaç
unable
able



























