able
a
ˈeɪ
ey
ble
bəl
bel
British pronunciation
/ˈeɪbəl/

"able"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

able
01

güçlü

having the necessary skill, power, resources, etc. for doing something
able definition and meaning
example
Örnekler
Despite her injury, she was able to finish the marathon.
Yaralanmasına rağmen, maratonu bitirmeyi başardı.
02

yetenekli

having expertise, intelligence, or skills
able definition and meaning
example
Örnekler
His able leadership during the crisis ensured the company's stability and growth.
Kriz sırasındaki yetkin liderliği, şirketin istikrarını ve büyümesini sağladı.
03

having natural physical or mental capacity

example
Örnekler
The program supports able athletes aiming for professional careers.
04

yetenekli, güçlü

possessing a body that is healthy and strong
example
Örnekler
Despite his age, David 's able body allowed him to continue working in his garden and enjoying outdoor hobbies.
Yaşına rağmen, David'in güçlü vücudu, bahçesinde çalışmaya ve açık hava hobilerinden keyif almaya devam etmesine izin verdi.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store