Ara
to fade out
01
yavaş yavaş kaybolmak, yoğunluğunu yitirmek
to gradually lose strength or intensity
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
out
temel fiil
fade
şimdiki zaman
fade out
3. tekil kişi
fades out
şimdiki zaman ortacı
fading out
basit geçmiş zaman
faded out
geçmiş zaman ortacı
faded out
Örnekler
The once vibrant colors of the painting began to fade out over the years due to exposure to sunlight.
Bir zamanlar canlı olan tablonun renkleri, güneş ışığına maruz kalmaktan dolayı yıllar geçtikçe solmaya başladı.
02
yavaşça kaybolmak, sönmek
(particularly applied to images, scenes, or sounds) to gradually become less visible or audible
Örnekler
In the old photograph, the memories of a bygone era were captured, but the edges had faded out with time.
Eski fotoğrafta, geçmiş bir dönemin anıları yakalanmıştı, ancak kenarlar zamanla solmuştu.



























