exquisite
exq
ˈɛksk
eksk
ui
ve
site
zət
zet
/ɛkskwˈɪsɪt/

"exquisite"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

exquisite
01

enfes

exceptionally beautiful, delicate, and well made
Örnekler
The antique vase was exquisite, with its delicate patterns and flawless craftsmanship.
Antik vazo, narin desenleri ve kusursuz işçiliği ile olağanüstü güzeldi.
1.1

çok güzel

of extreme beauty or perfection
Örnekler
The diamond had exquisite clarity.
Elmas mükemmel bir berraklığa sahipti.
02

lüks, zarif

luxurious or highly refined in taste or style
Örnekler
The party featured exquisite food and wine.
Partide nefis yemek ve şarap vardı.
03

yoğun, keskin

keenly felt
Örnekler
There was an exquisite balance between tension and release.
Gerginlik ve rahatlama arasında mükemmel bir denge vardı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store