dramatic
dra
drə
drē
ma
ˈmæ
tic
tɪk
tik
emphaticsocraticoperaticclimatic

"dramatic"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

dramatic
01

tiyatro ile ilgili

related to acting, plays, or the theater 
dramatic definition and meaning
Örnekler
She took a course in dramatic arts at university. 

Üniversitede dramatik sanatlar dersi aldı.

02

çarpıcı

surprising or exciting in appearance or effect 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most dramatic
karşılaştırma derecesi
more dramatic
derecelendirilebilir
Örnekler
The sunset painted the sky in dramatic hues of orange and pink. 

Gün batımı, gökyüzünü turuncu ve pembe dramatik tonlarla boyadı.

03

dramatik, abartılı

(of a person) exhibiting exaggerated or intense emotions or behavior 
Örnekler
He's always been a dramatic person, turning small issues into big events. 

O her zaman dramatik bir insan olmuştur, küçük sorunları büyük olaylara dönüştürür.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store