Ara
to denigrate
01
kötülemek, karalamak
to intentionally make harmful statements to damage a person or thing's worth or reputation
Transitive: to denigrate sb/sth
Örnekler
The tabloid newspaper consistently denigrated the celebrity, spreading false rumors to tarnish their reputation.
Sansasyonel gazete, ünlünün itibarını zedelemek için yanlış söylentiler yayarak onu sürekli karaladı.
02
eleştirerek küçültmek
to disparage or belittle something by denying its importance, validity, or worth
Transitive: to denigrate sth
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
denigrate
3. tekil kişi
denigrates
şimdiki zaman ortacı
denigrating
basit geçmiş zaman
denigrated
geçmiş zaman ortacı
denigrated
Örnekler
Some politicians have been known to denigrate scientific research findings that conflict with their agendas.
Bazı politikacılar, gündemleriyle çelişen bilimsel araştırma bulgularını aşağılamakla tanınırlar.
Leksikal Ağaç
denigrating
denigration
denigrative
denigrate
denigr



























