cuss
cuss
kʌs
kas
thuswusspusspus

"cuss"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Cuss
01

adam, tip

a male individual 
cuss definition and meaning
gayriresmî
Örnekler
He's a good-natured cuss despite his gruff exterior. 

Sert görünüşüne rağmen iyi huylu bir adamdır.

02

baş belası, can sıkıcı kişi

a person who is habitually troublesome or irritating 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
cusses
Örnekler
That old cuss down the street complains about every little noise. 

O sokaktaki yaşlı huysuz, her küçük sesten şikayet eder.

03

bir küfür, bir sövgü

a swear word or profane expression, typically uttered in anger, frustration, or surprise 
Örnekler
He let out a loud cuss when he stubbed his toe. 

Parmağını çarptığında yüksek sesle bir küfür etti.

to cuss
01

küfretmek, sövmek

to express oneself using impolite language 
Intransitive
to cuss definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
cuss
3. tekil kişi
cusses
şimdiki zaman ortacı
cussing
basit geçmiş zaman
cussed
geçmiş zaman ortacı
cussed
Örnekler
In the middle of the chaotic kitchen, the frustrated chef began to cuss while trying to salvage the burning dish. 

Kaotik mutfağın ortasında, sinirli şef, yanan yemeği kurtarmaya çalışırken küfretmeye başladı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store