Ara
crud
01
Tüh, Of
used to express frustration, annoyance, or minor disappointment
örtmeceli
gayriresmî
Örnekler
Crud, I missed the train.
Crud, treni kaçırdım.
Crud
01
hafif bir virüs, bir rahatsızlık
a minor sickness or feeling of being unwell, often without a clear diagnosis
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılamaz
çoğul biçim
cruds
Örnekler
I think I've caught some kind of crud going around the office.
Sanırım ofiste dolaşan bir tür crud kaptım.
02
pislik, kir
a substance, mess, or residue that looks gross or unclean
gayriresmî
Örnekler
The filter was clogged with black crud.
Filtre siyah kir ile tıkanmıştı.
03
ağır ve yapışkan kar, çamur gibi kar
a type of thick, soggy snow that's difficult and unpleasant to ski on
Örnekler
The slopes were covered in crud after the sudden thaw.
Ani çözülmeden sonra yamaçlar ağır kar ile kaplanmıştı.
04
alçak, aşağılık
someone seen as dishonest, selfish, or generally unlikeable
gayriresmî
saldırgan
Örnekler
That crud lied to everyone to save himself.
O crud kendini kurtarmak için herkese yalan söyledi.



























