Ara
Crackle
01
çıtırtı, çatırtı
the sharp, popping sound produced by the rapid expansion or combustion of materials, often associated with fire or heating
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
The crackle of static on the old radio made it hard to hear the music.
Eski radyodaki statik çıtırtı müziği duymayı zorlaştırdı.
02
çatlak deseni, ince çatlak ağı
glazed china with a network of fine cracks on the surface
to crackle
01
çıtırdamak, çatırdamak
make a crackling sound
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
crackle
3. tekil kişi
crackles
şimdiki zaman ortacı
crackling
basit geçmiş zaman
crackled
geçmiş zaman ortacı
crackled
02
çatlamak, çatlatmak
to become, or to cause to become, covered with a network of small cracks
03
çıtırdamak, kütürdemek
make a crushing noise
crackle
01
çatlaklı, krakle
having the surface decorated with a network of fine cracks, as in crackleware
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most crackle
karşılaştırma derecesi
more crackle
derecelendirilebilir



























