Ara
Correspondent
01
muhabir
someone employed by a TV or radio station or a newspaper to report news from a particular country or on a particular matter
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
insan
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
correspondents
Örnekler
The network's Middle East correspondent provided updates on the conflict in the region.
Ağın Orta Doğu muhabiri, bölgedeki çatışma hakkında güncellemeler sağladı.
02
muhabir, mektup arkadaşı
a person who communicates with another by sending and receiving letters
Örnekler
She has been a correspondent of her pen pal for years.
O, yıllardır mektup arkadaşının muhabiri olmuştur.
correspondent
01
karşılık gelen, benzer
having a similarity or equivalence in certain respects while differing in others
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
The two studies produced correspondent results despite different methods.
Farklı yöntemlere rağmen iki çalışma karşılıklı sonuçlar üretti.



























