confabulate
con
kən
ken
fa
ˈfæ
fe
bu
bjʊ
byu
late
ˌleɪt
leyt
British pronunciation
/kənfˈabjʊlˌeɪt/

"confabulate"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to confabulate
01

sohbet etmek, gevezelik etmek

to have a casual and light conversation without sharing a lot of information
Intransitive
to confabulate definition and meaning
example
Örnekler
At the family reunion, relatives confabulated about old memories and shared laughter.
Aile birleşmesinde, akrabalar eski anılar hakkında sohbet ettiler ve kahkahalar paylaştılar.
02

görüşmek, tartışmak

to confer or discuss something with others
Intransitive
example
Örnekler
The board members will confabulate next week to review the budget.
Yönetim kurulu üyeleri bütçeyi gözden geçirmek için önümüzdeki hafta görüşecekler.
03

uydurmak, uydurma hikayeler anlatmak

to create or invent fictitious experiences or details to fill gaps in one's memory
Intransitive
Transitive: to confabulate experiences or details
example
Örnekler
Elderly individuals with dementia may confabulate as their memory deteriorates.
Demanslı yaşlı bireyler hafızaları bozuldukça konfabulasyon yapabilir.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store