cleft
cleft
klɛft
kleft
British pronunciation
/klˈɛft/

"cleft"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Cleft
01

yarık, çatlak

a narrow separation in the roof of the mouth or an indentation on the chin's surface
example
Örnekler
Surgeons corrected the cleft in her lip and palate during her first year.
Cerrahlar, ilk yılında dudağındaki ve damağındaki yarığı düzeltti.
02

yarık, çatlak

a fissure in a surface or natural formation
example
Örnekler
Rainwater funneled through a narrow cleft in the pavement.
Yağmur suyu, kaldırımdaki dar bir yarıktan süzüldü.
cleft
01

loblu, yarıklı

having lobes or incisions that extend almost to the central vein of a leaf or similar structure
example
Örnekler
The herb's cleft foliage allowed rainwater to channel directly toward the stem.
Otun yarık yaprakları, yağmur suyunun doğrudan gövdeye doğru akmasına izin verdi.
02

ayrık

divided or split into separate parts
example
Örnekler
The cleft mountain provided a natural pathway for travelers.
Yarık dağ, gezginler için doğal bir yol sağladı.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store