clearance
clea
ˈklɪə
klie
rance
rəns
rēns
adherencecoherenceappearanceincoherence

"clearance"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Clearance
01

açıklık, boşluk

the amount of space or distance separating two objects 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
clearances
Örnekler
The plane's wing had minimal clearance from the hangar wall. 

Uçağın kanadının hangar duvarından minimum temizlik mesafesi vardı.

02

izin

official permission to proceed or to happen 
Örnekler
The pilot received clearance from air traffic control to take off. 

Pilot, havalimanı trafik kontrolünden kalkış için izin aldı.

2.1

resmi izin

official authorization from an airport control tower for an aircraft to take off, land, or proceed on a specified route 
Örnekler
The flight was delayed while waiting for landing clearance. 

Uçak, iniş izin beklerken gecikti.

03

geçiş yüksekliği, serbest yükseklik

the vertical distance available beneath an object for passage 
Örnekler
The bridge has a clearance of 4.5 meters. 

Köprünün geçiş yüksekliği 4,5 metredir.

04

temizleme

the act of clearing away obstacles or unwanted materials to make an area open or usable 
Örnekler
The team began land clearance for the new construction site. 

Ekip, yeni inşaat sahası için arazi temizliğine başladı.

05

temizlik, açıklık

a defensive play that drives the ball away from the goal area 
Örnekler
The defender made a crucial clearance to relieve pressure on the defense. 

Defans oyuncusu, savunma üzerindeki baskıyı hafifletmek için çok önemli bir top uzatma yaptı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store