classified
Pronunciation
/ˈkɫæsəˌfaɪd/

"classified"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

classified
01

sınıflandırılmış, kategorize edilmiş

organized into categories or classes
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
ilişkisel
derecelendirilemez
Örnekler
His notes were in a classified order, making revision easier.
Notları sınıflandırılmış bir düzendeydi, bu da tekrarı kolaylaştırıyordu.
02

gizli, tasnifli

(of information or documents) designated as sensitive and withheld from general access
Örnekler
The military operation relied on classified intelligence.
Askeri operasyon, gizli istihbarata dayanıyordu.
Classified
01

sınıflandırılmış ilan, ilan

an ad or notice in a publication, categorically arranged, offering goods, services, jobs, or information
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
classifieds
Örnekler
The community bulletin board displayed a classified seeking a tutor for elementary school subjects.
Topluluk ilan panosu, ilkokul dersleri için bir öğretmen arayan bir ilan sergiliyordu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store