Ara
to circulate
01
dolaştırmak, yaymak
to spread something among a group of people or places
Transitive: to circulate sth
Örnekler
The charity organization is circulating newsletters to donors to keep them informed about their work.
Hayır kurumu, bağışçıları çalışmaları hakkında bilgilendirmek için bültenleri dolaştırıyor.
02
dolaştırmak, yaymak
to spread information or news so that it becomes known by many people
Transitive: to circulate news or information
Örnekler
The scientist 's groundbreaking research was circulated in academic journals worldwide.
Bilim insanının çığır açan araştırması, akademik dergilerde dünya çapında yayıldı.
03
dolaşmak, yayılmak
to spread or pass through a group of people
Intransitive
Örnekler
As soon as the policy change was announced, it circulated among the employees.
Politika değişikliği duyurulur duyurulmaz, çalışanlar arasında dolaştı.
04
çevresinde hareket etmek
to constantly move around a gas, air, or liquid inside a closed area
Transitive: to circulate a gas or liquid
Örnekler
Air conditioning units circulate refrigerant to cool the air inside the room.
Klima üniteleri, odanın içindeki havayı soğutmak için soğutucuyu dolaştırır.
05
dolaşmak, yayılmak
to spread or move around among people or places, often in a continuous manner
Intransitive
Örnekler
The memo circulated through the office, gathering feedback from different departments.
Not, farklı departmanlardan geri bildirim toplayarak ofiste dolaştı.
06
dolaşmak, dolaştırmak
to move continuously in a circular or repetitive path
Intransitive
Örnekler
Hot air circulates inside the oven, cooking the food evenly.
Sıcak hava fırının içinde dolaşır, yiyecekleri eşit şekilde pişirir.
Leksikal Ağaç
circulating
circulation
circulative
circulate
circle



























