circular
cir
ˈsɜ:
cu
kjʊ
kyoo
lar

"circular"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

circular
01

dairesel

having a shape like a circle 
circular definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
niteliksel
üstünlük derecesi
most circular
karşılaştırma derecesi
more circular
derecelendirilebilir
Örnekler
The table had a circular top, allowing for easy conversation among the dinner guests. 

Masanın dairesel bir üstü vardı, bu da akşam yemeği misafirleri arasında kolay sohbet sağlıyordu.

02

dairesel, dönen

moving around or along a round path 
Örnekler
Smoke rose in a circular spiral. 

Duman, dairesel bir spiral şeklinde yükseldi.

03

dolambaçlı

(of reasoning or argument) using a statement to prove itself 
Örnekler
His explanation was criticized as circular reasoning. 

Açıklaması döngüsel akıl yürütme olarak eleştirildi.

Circular
01

sirküler, broşür

a printed notice or advertisement intended for wide distribution 
circular definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
circulars
Örnekler
The company sent a circular to all local households. 

Şirket, tüm yerel hanelere bir genelge gönderdi.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store