Ara
Caper
01
gebre otu
a small, pickled flower bud used as a condiment
Örnekler
The pasta was garnished with capers.
Makarna kapari ile süslenmişti.
02
kanunsuz davranış
a risky or illegal action, often adventurous or daring
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
capers
Örnekler
The gang planned a caper to steal the museum's jewels.
Çete, müzenin mücevherlerini çalmak için bir dolandırıcılık planladı.
03
şaka, oyun
a light-hearted or mischievous act for fun or amusement
Örnekler
The children were up to a caper in the garden.
Çocuklar bahçede bir şaka yapıyorlardı.
04
muziplik
an absurd, over-the-top, or comical action performed to amuse or shock
Örnekler
The comedian's caper with the giant hat had everyone in stitches.
Komediyenin dev şapkayla yaptığı şakası herkesi gülmekten kırdı geçirdi.
05
sevinçli zıplama, neşeli sıçrama
a sudden, joyful jump or skip
Örnekler
The lamb made a caper across the field.
Kuzu, tarlanın karşısına doğru bir sıçrama yaptı.
06
kapari, kapari bitkisi
any of various plants in the genus Capparis
Örnekler
The caper grows wild in Mediterranean climates.
Kapari Akdeniz iklimlerinde doğal olarak yetişir.
to caper
01
hoplamak, neşeyle zıplamak
to skip or dance about in a lively or playful manner
Intransitive
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
caper
3. tekil kişi
capers
şimdiki zaman ortacı
capering
basit geçmiş zaman
capered
geçmiş zaman ortacı
capered
Örnekler
After receiving good news, she couldn't help but caper around the room in celebration.
İyi haber aldıktan sonra, kutlama yapmak için odada hoplayıp zıplamaktan kendini alamadı.



























