canterbury tale
can
ˈkæn
ken
ter
tər
ter
bu
ˌbɛ
be
ry
ri
ri
tale
teɪl
teyl
British pronunciation
/kˈantəbɹɪ tˈeɪl/

"Canterbury tale"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Canterbury tale
01

uzun sıkıcı bir hikaye

a story marked by being too long or dull
IdiomIdiom
InformalInformal
example
Örnekler
The comedian 's stand-up routine was a Canterbury tale of humorous anecdotes, capturing the audience's attention with varied and amusing stories.
Komediyenin stand-up gösterisi, mizahi anekdotlardan oluşan bir Canterbury hikayesiydi, izleyicilerin dikkatini çeşitli ve eğlenceli hikayelerle çekti.
02

palavra

a story, explanation, or excuse that is hard to believe
IdiomIdiom
InformalInformal
example
Örnekler
The defendant 's alibi seemed like a Canterbury tale, with each detail more improbable than the last.
Sanığın mazereti bir Canterbury masalı gibiydi, her detay bir öncekinden daha inanılmazdı.
03

Canterbury hikayesi, Canterbury öyküsü

an uncompleted series of tales written after 1387 by Geoffrey Chaucer
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store