Ara
to bump into
[phrase form: bump]
01
rastlantı sonucu karşılaşmak
to unexpectedly meet someone, particularly someone familiar
Transitive: to bump into sb
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
into
temel fiil
bump
şimdiki zaman
bump into
3. tekil kişi
bumps into
şimdiki zaman ortacı
bumping into
basit geçmiş zaman
bumped into
geçmiş zaman ortacı
bumped into
Örnekler
I randomly bumped into my neighbor while walking my dog this morning.
Bu sabah köpeğimi gezdirdiğim sırada rastgele komşuma rastladım.
02
çarpmak
to hit something forcefully and suddenly
Transitive: to bump into an obstacle
Ditransitive: to bump into a body part an obstacle
Örnekler
The skateboarder tried to do a trick but ended up bumping into a curb.
Kaykaycı bir numara yapmaya çalıştı ama sonunda bir kaldırıma çarptı.



























