breathtaking
breath
ˈbrɛθ
breth
ta
teɪ
tei
king
kɪng
king

"breathtaking"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

breathtaking
01

soluk kesici

incredibly impressive or beautiful, often leaving one feeling amazed 
breathtaking definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most breathtaking
karşılaştırma derecesi
more breathtaking
derecelendirilebilir
Örnekler
The ballet performance was simply breathtaking, with its graceful movements and stunning choreography. 

Bale performansı, zarif hareketleri ve çarpıcı koreografisiyle tam anlamıyla nefes kesiciydi.

02

nefes kesici, soluk soluğa bırakan

causing rapid or difficult breathing, or leaving someone out of breath 
Örnekler
Climbing the steep hill was absolutely breathtaking. 

Dik tepeyi tırmanmak kesinlikle nefes kesiciydi.

03

şaşırtıcı, hayret verici

extremely great or remarkable in degree, often in a negative or unusual sense 
Örnekler
The team made a breathtaking number of errors during the match. 

Takım, maç sırasında nefes kesici sayıda hata yaptı.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store