breakfast
break
breɪk
breyk
fast
fæst
fest
British pronunciation
/ˈbrekfəst/

"breakfast"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Breakfast
01

kahvaltı

the first meal we have in the early hours of the day
Wiki
breakfast definition and meaning
example
Örnekler
The café served a delicious breakfast sandwich with eggs, cheese, and ham on a toasted bagel.
Kafe, kızarmış simit üzerinde yumurta, peynir ve jambonlu lezzetli bir kahvaltı sandviçi servis etti.
to breakfast
01

kahvaltı vermek, kahvaltı servis etmek

to provide or serve breakfast to someone
Transitive: to breakfast sb
to breakfast definition and meaning
example
Örnekler
The airline breakfasted passengers during the early morning flight.
Havayolu şirketi, sabahın erken saatlerindeki uçuş sırasında yolculara kahvaltı verdi.
02

kahvaltı etmek

to have a meal early in the morning
Intransitive
example
Örnekler
They breakfasted hurriedly, eager to begin their hike at dawn.
Gün doğumunda yürüyüşlerine başlamak için sabırsızlanarak aceleyle kahvaltı ettiler.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

stars

app store