Ara
to see into
[phrase form: see]
01
yakından incelemek, derinlemesine araştırmak
to examine something closely
Örnekler
He saw into the book's contents before recommending it to his friends.
Kitabın içeriğini arkadaşlarına tavsiye etmeden önce yakından inceledi.
02
içeri yönlendirmek, güvenli bir yere götürmek
to guide someone inside, particularly into a place of safety or refuge
Örnekler
The animals were seen into the safety of the barn.
Hayvanlar ahırın güvenliğine götürüldü.



























