Ara
to see into
[phrase form: see]
01
yakından incelemek, derinlemesine araştırmak
to examine something closely
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
into
temel fiil
see
şimdiki zaman
see into
3. tekil kişi
sees into
şimdiki zaman ortacı
seeing into
basit geçmiş zaman
saw into
geçmiş zaman ortacı
seen into
Örnekler
He saw into the book's contents before recommending it to his friends.
Kitabın içeriğini arkadaşlarına tavsiye etmeden önce yakından inceledi.
02
içeri yönlendirmek, güvenli bir yere götürmek
to guide someone inside, particularly into a place of safety or refuge
Örnekler
The animals were seen into the safety of the barn.
Hayvanlar ahırın güvenliğine götürüldü.



























