Ara
to run with
[phrase form: run]
01
kabul edip kullanmaya başlamak, benimseyip uygulamak
to accept and start using a particular idea or method
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
with
temel fiil
run
şimdiki zaman
run with
3. tekil kişi
runs with
şimdiki zaman ortacı
running with
basit geçmiş zaman
ran with
geçmiş zaman ortacı
run with
Örnekler
The city council decided to run with the environmental sustainability proposal, committing to reduce carbon emissions.
Belediye meclisi, karbon emisyonlarını azaltma taahhüdünde bulunarak çevresel sürdürülebilirlik önerisini benimsemeye karar verdi.
02
suyla kaplı olmak, su akmak
to have a liquid substance spread over a surface
Örnekler
The river water ran with silt after heavy rains in the mountains.
Dağlardaki şiddetli yağmurlardan sonra nehir suyu ile aktı alüvyon.



























