Ara
to steep in
[phrase form: steep]
01
içine işlemiş, derinden etkilenmiş
to be deeply surrounded by a significant amount of tradition or history
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
durum fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
in
temel fiil
steep
şimdiki zaman
steep in
3. tekil kişi
steeps in
şimdiki zaman ortacı
steeping in
basit geçmiş zaman
steeped in
geçmiş zaman ortacı
steeped in
Örnekler
The university is steeped in academic excellence, boasting a long list of renowned scholars and alumni.
Üniversite, akademik mükemmellikle yoğrulmuş olup, uzun bir liste ünlü bilim insanları ve mezunlara sahiptir.
02
demlemek, ıslatmak
to soak an object in a particular substance in order to extract certain qualities
Örnekler
The fruit was steeped in sugar syrup, imparting sweetness and preserving it.
Meyve, şeker şurubunda bekletildi, tatlılık verdi ve korudu.



























