Ara
to lie ahead
[phrase form: lie]
01
önümüzde yatmak, gelecekte olmak
to be planned or expected to happen in the future
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
durum fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
ahead
temel fiil
lie
şimdiki zaman
lie ahead
3. tekil kişi
lies ahead
şimdiki zaman ortacı
lying ahead
basit geçmiş zaman
lay ahead
geçmiş zaman ortacı
lain ahead
Örnekler
There are many challenges lying ahead for our company, but we are confident that we can overcome them.
Şirketimiz için önümüzde duran birçok zorluk var, ancak bunların üstesinden gelebileceğimize inanıyoruz.
02
önünde uzanmak, önünde yer almak
to be situated or located in front of someone or something
Örnekler
The vast expanse of the ocean lay ahead, its waves crashing against the shore in a rhythmic symphony.
Okyanusun uçsuz bucaksız genişliği önlerinde uzanıyordu, dalgaları kıyıya ritmik bir senfoniyle çarpıyordu.



























