yell
yell
jɛl
yel
/jɛl/

"yell"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to yell
01

bağırmak

to shout very loudly
Intransitive
to yell definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
yell
3. tekil kişi
yells
şimdiki zaman ortacı
yelling
basit geçmiş zaman
yelled
geçmiş zaman ortacı
yelled
Örnekler
Frustrated with the technical issue, he could n't help but yell.
Teknik sorundan dolayı hayal kırıklığına uğramış, bağırmaktan kendini alamadı.
02

bağırmak, haykırmak

to convey a message or express something loudly and forcefully through shouting
Transitive: to yell a message
Ditransitive: to yell a message to sb
Örnekler
They yelled warnings to each other as they navigated through the dense forest.
Sık ormanda ilerlerken birbirlerine uyarılar bağırıyorlardı.
Yell
01

haykırış

a loud, forceful vocal expression used to protest, command, or draw attention
yell definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
yells
Örnekler
He let out a yell to signal his team.
Takımına işaret vermek için bir çığlık attı.
02

bağırış, çığlık

a loud vocal sound expressing strong emotion, often without words
Örnekler
They joined in a collective yell of excitement.
Heyecan dolu bir kolektif çığlık attılar.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store