Ara
worn-out
01
eskimiş
very damaged or old in a way that has become unusable
Örnekler
The chair 's fabric was torn and worn-out from years of use.
Sandalyenin kumaşı yıllarca kullanımdan dolayı yırtılmış ve yıpranmıştı.
02
bitkin, yorulmuş
looking very tired, both physically and mentally
Örnekler
She collapsed into bed, worn-out from the demanding dance rehearsal.
Yorucu dans provasından bitkin düşmüş bir şekilde yatağa çöktü.



























