Ara
worn-out
01
eskimiş
very damaged or old in a way that has become unusable
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
bileşik
niteliksel
üstünlük derecesi
most worn-out
karşılaştırma derecesi
more worn-out
derecelendirilebilir
Örnekler
He donated his worn-out clothes to a local charity.
Yıpranmış giysilerini yerel bir hayır kurumuna bağışladı.
02
bitkin, yorulmuş
looking very tired, both physically and mentally
Örnekler
After a long day of hiking in the mountains, we felt utterly worn-out.
Dağlarda uzun bir yürüyüş gününden sonra kendimizi tamamen bitkin hissettik.



























