Ara
Warmth
01
sıcaklık
the quality or state of moderate heat
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
Örnekler
She curled up under the blanket, soaking in its cozy warmth.
Battaniyenin altına kıvrıldı, onun sıcacık sıcaklığını içine çekiyordu.
02
sıcaklık, şefkat
a quality arising from love or deep affection
Örnekler
His gaze reflected warmth and devotion.
Bakışları sıcaklık ve bağlılık yansıtıyordu.
03
sıcaklık, ısı
the sensation of heat perceived by the body
Örnekler
The warmth of the water relaxed his muscles.
Suyun sıcaklığı kaslarını gevşetti.
04
sıcaklık, şefkat
a kind or affectionate feeling toward others
Örnekler
Her words were spoken with warmth and sincerity.
Sözleri sıcaklık ve samimiyetle söylendi.



























