to blockade
blo
blɒ
blo
ckade
ˈkeɪd
keid
persuadedissuadepalisadeunswayed

"blockade"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to blockade
01

engellemek, tıkamak

render unsuitable for passage 
to blockade definition and meaning
02

abluka uygulamak, kuşatma altına almak

impose a blockade on 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
blockade
3. tekil kişi
blockades
şimdiki zaman ortacı
blockading
basit geçmiş zaman
blockaded
geçmiş zaman ortacı
blockaded
03

engellemek, bloke etmek

obstruct access to 
04

engellemek, önünü kesmek

hinder or prevent the progress or accomplishment of 
Blockade
01

kuşatma

a military action where the enemy is prevented from letting people or equipment through a certain area; often enforced with armed forces 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
blockades
Örnekler
The city was under blockade, cutting off all supply routes. 

Şehir, tüm tedarik yollarını kesen bir abluka altındaydı.

02

abluka

an act of obstructing or closing off an area, route, or passage 
Örnekler
During the protest, activists formed a human blockade to prevent vehicles from entering the government compound. 

Protesto sırasında aktivistler, araçların hükümet kompleksine girmesini engellemek için bir insan barikatı oluşturdu.

LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store