volley
vo
ˈvɑ
va
lley
li
li
/vˈɒli/

"volley"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Volley
01

yaylım ateşi, seri ateş

rapid simultaneous discharge of firearms
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
volleys
02

vole, vole vuruşu

a tennis return made by hitting the ball before it bounces
to volley
01

hızlıca söylemek, çabucak dile getirmek

utter rapidly
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
volley
3. tekil kişi
volleys
şimdiki zaman ortacı
volleying
basit geçmiş zaman
volleyed
geçmiş zaman ortacı
volleyed
02

vole yapmak, vole vurmak

make a volley
03

bir anda ateş etmek, voli ile ateş etmek

discharge in, or as if in, a volley
04

vole vurmak, yere değmeden vurmak

to hit a ball in sports before it touches the ground, typically with a quick and controlled strike
Örnekler
The volleyball player deftly volleyed the ball to score a point.
Voleybol oyuncusu, bir sayı almak için topu ustalıkla vurdu.
05

bir voleyle dağıtılmak, bir salvoya yayılmak

be dispersed in a volley
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store