vice
Pronunciation
/ˈvaɪs/

"vice"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Vice
01

ahlaksızlık

any immoral act that is against the law of God
vice definition and meaning
Örnekler
The community held a discussion about combating vice in society.
Topluluk, toplumdaki kötülükle mücadele hakkında bir tartışma yaptı.
02

kötülük, kusur

a general moral weakness or flaw in character
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
vices
Örnekler
The sermon warned against indulging in vice.
Vaaz, ahlaksızlıka kapılmaktan kaçınmayı öğütledi.
03

kötü alışkanlık, ayıp

a bad habit or behavior that negatively affects oneself or others
Örnekler
Her shopping addiction became a costly vice.
Alışveriş bağımlılığı pahalı bir kötü alışkanlık haline geldi.
04

ahlaksızlık, kötü alışkanlık

illegal or immoral activities, often involving sex or drugs
Örnekler
The neighborhood suffered from vice, including prostitution and drug use.
Mahalle, fuhuş ve uyuşturucu kullanımı da dahil olmak üzere ahlaksızlıktan muzdaripti.
vice
01

yerine, karşılık olarak

used to indicate a substitute or replacement for someone or something
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
The deputy spoke vice the president at the conference.
Milletvekili konferansta başkan vice konuştu.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store