to blacklist
black
ˈblæk
blāk
list
lɪst
list
tracklist

"blacklist"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

to blacklist
01

kara listeye almak, blacklist yapmak

to put a person, company, or entity on a list that prohibits or restricts their access, participation, or involvement in certain activities 
Transitive: to blacklist a person or company
to blacklist definition and meaning
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
türemiş
eylem fiili
düzenli
şimdiki zaman
blacklist
3. tekil kişi
blacklists
şimdiki zaman ortacı
blacklisting
basit geçmiş zaman
blacklisted
geçmiş zaman ortacı
blacklisted
Örnekler
The company was blacklisted for violating environmental regulations. 

Şirket, çevre düzenlemelerini ihlal ettiği için kara listeye alındı.

Blacklist
01

kara liste, blacklist

a list of people who are out of favor 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılabilir
çoğul biçim
blacklists
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store