Ara
undiscovered
01
keşfedilmemiş
not yet found, revealed, or identified
Örnekler
She had an undiscovered talent for painting that emerged later in life.
Hayatının ilerleyen dönemlerinde ortaya çıkan, resim yapma konusunda keşfedilmemiş bir yeteneği vardı.
02
keşfedilmemiş, henüz keşfedilmemiş
not yet discovered
Leksikal Ağaç
undiscovered
discovered
covered
cover



























