twilight
twi
ˈtwaɪ
tvay
light
ˌlaɪt
layt
/twˈa‍ɪla‍ɪt/

"twilight"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Twilight
01

alacakaranlık

the time in the evening when the sun is below the horizon
twilight definition and meaning
Örnekler
The photographer captured stunning silhouettes against the twilight sky.
Fotoğrafçı, alacakaranlık gökyüzüne karşı büyüleyici siluetler yakaladı.
02

alacakaranlık, gün batımı

the soft, indirect light seen when the sun is below the horizon but its rays are bent through Earth's atmosphere
Örnekler
Birds settled into the trees as twilight deepened.
Kuşlar alacakaranlık derinleştikçe ağaçlara yerleşti.
03

alacakaranlık, gerileme

a stage of gradual decline following earlier strength or success
Örnekler
The empire collapsed in its political twilight.
İmparatorluk siyasi alacakaranlığında çöktü.
twilight
01

alacakaranlık, loş

having light that resembles or suggests twilight
twilight definition and meaning
Örnekler
They ate dinner under the twilight lighting of the patio.
Patiodaki alacakaranlık aydınlatması altında akşam yemeği yediler.
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store