Ara
to turn to
[phrase form: turn]
01
birbiriyle konuşmak
to seek guidance, help, or advice from someone
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
öbeksi
eylem fiili
düzenli
ayrılamaz
edat
to
temel fiil
turn
şimdiki zaman
turn to
3. tekil kişi
turns to
şimdiki zaman ortacı
turning to
basit geçmiş zaman
turned to
geçmiş zaman ortacı
turned to
Örnekler
When facing a problem, it 's important to turn to family for assistance.
Bir sorunla karşılaştığında, yardım için aileye başvurmak önemlidir.
02
yönelmek, dikkatini vermek
to direct one's interest or attention toward a specific subject or activity
Örnekler
The manager turned to addressing the concerns of the employees.
Yönetici, çalışanların endişelerini ele almaya yöneldi.
03
başvurmak, yönelmek
to begin doing something harmful, like crime or drugs, often as a response to feeling unhappy
Örnekler
The desperate situation led him to turn to illegal activities.
Umutsuz durum, onu yasa dışı faaliyetlere başvurmaya itti.
04
dönüştürmek, çevirmek
to transform one thing into another
Örnekler
He turned his frequent flyer miles to a free flight.
Sık uçan yolcu milini ücretsiz bir uçuşa dönüştürdü.



























