Ara
swollen
01
şişik, kabarık
(of a part of the body) unusually large, particularly because of an injury or illness
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
geçmiş ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most swollen
karşılaştırma derecesi
more swollen
derecelendirilebilir
Örnekler
He iced his swollen knee to reduce the pain.
Ağrıyı azaltmak için şişmiş dizini buzladı.
02
şişmiş, kibirli
displaying inflated self-importance or vanity
Örnekler
The director 's swollen sense of authority alienated the team.
Yönetmenin şişirilmiş otorite duygusu ekibi yabancılaştırdı.



























