Ara
stormily
01
öfkeyle, fırtınalı bir şekilde
in an angry or emotionally turbulent way
dil bilgisi bilgileri
Örnekler
She stormily confronted him after hearing the bad news.
Kötü haberi duyduktan sonra ona fırtınalı bir şekilde çıkıştı.
1.1
fırtınalı bir şekilde, şiddetle
with violent or turbulent movement or noise
Örnekler
The sea crashed stormily against the cliffs during the night.
Gece boyunca deniz, kayalıklara fırtınalı bir şekilde çarptı.
Leksikal Ağaç
stormily
stormy
storm



























