Ara
Storm
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
cansız
biçimbilimsel yapı
basit
sayılabilir
çoğul biçim
storms
Örnekler
The sudden storm disrupted the outdoor concert.
Ani fırtına açık hava konserini aksattı.
02
fırtına, kasırga
a violent commotion or disturbance
03
saldırı, hücum
a sudden and forceful assault or attack, often involving a large group or intense action
Örnekler
The storm on the embassy was met with resistance from security forces.
Büyükelçiliğe yapılan baskın, güvenlik güçlerinin direnişiyle karşılandı.
to storm
01
öfkeyle çıkıp gitmek, hiddetlenmek
to act in a violent or angry way, showing strong emotion
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
basit
hareket fiili
düzenli
şimdiki zaman
storm
3. tekil kişi
storms
şimdiki zaman ortacı
storming
basit geçmiş zaman
stormed
geçmiş zaman ortacı
stormed
Örnekler
He stormed at the team after the failed project.
Başarısız projeden sonra takıma öfkeyle bağırdı.
02
zorla almak, baskın yapmak
take by force
03
saldırmak, ani saldırı yapmak
attack by storm; attack suddenly
04
fırtına gibi esmek, şiddetle esmek
blow hard
05
fırtına kopmak, şiddetli yağmur yağmak
rain, hail, or snow hard and be very windy, often with thunder or lightning
Leksikal Ağaç
stormy
storm



























