standing
stan
ˈstæn
stān
ding
dɪng
ding
starvingstaplingstabbingstarling

"standing"kelimesinin İngilizce tanımı ve anlamı

Standing
01

itibar

a person's reputation, status, or position within a system, society, or organization 
dil bilgisi bilgileri
canlılık durumu
soyut
biçimbilimsel yapı
bileşik
sayılamaz
çoğul biçim
standings
Örnekler
His standing in the company improved significantly after he successfully led the major project. 

Büyük projeyi başarıyla yönettikten sonra şirketteki konumu önemli ölçüde iyileşti.

02

ayakta durma, dik duruş

the act of assuming or maintaining an erect upright position 
03

sıralama, pozisyon

the rank of a team or individual in a sport competition 
Örnekler
The team’s current standing in the league is second place. 

Takımın ligdeki mevcut sıralaması ikinci sıradadır.

standing
01

ayakta, dik duran

having a supporting base 
dil bilgisi bilgileri
biçimbilimsel yapı
şimdiki ortaç sıfatı
niteliksel
üstünlük derecesi
most standing
karşılaştırma derecesi
more standing
derecelendirilebilir
02

kalıcı, sürekli

not created for a particular occasion 
03

ayakta

(of persons) on the feet; having the torso in an erect position supported by straight legs 
04

ayakta, ayakta durarak

executed in or initiated from a standing position 
05

hareket etmeyen, durgun

(of fluids) not moving or flowing 
06

ayakta, kalıcı

permanent 
standing
01

isteyerek, gönüllü olarak

in a willing manner 
dil bilgisi bilgileri
LanGeek
Uygulamayı İndir
langeek application

Download Mobile App

App Store